22 Ağustos 2008 Cuma

Ayrılığın bedelini binlerce kez çekerek ödedim…Bu şehirleri bu sokakları adım adım milim milim boynu bükük gezdim… Şu an ne haldeyim ne dertteyim nerden bileceksin be GÜLÜM… Onun için en son dileğim seni son kez ölmeden göreyim…
Hergün kendime yeni bir Beyaz Sayfa açıyorum. Anladım ki sayfa Siyah bile olsa, imzayı atan Kalemin Rengidir...
Sensiz geçen zaman bana zehir oldu, senin yokluğun benim sonum oldu. Güneş doğmaz, günler geçmez oldu, anladım ki bu yaşam sensiz geçmez oldu ay yüzlüm...
Sebepsiz yere ağlamak istedin mi hiç? Ağlarken boğazına bi düğüm saplandı mı? Yanağından süzülüp yüreğine düşen her damlada SENİ SEVİYORUM diye haykırmak geldi mi içinden? Sevdiğine şimdi de ağlıyorum SEVDİĞİM ama sana değil bir kalemde sildiğin AŞKIMIZA ağlıyorum SENi SEVDİĞİM için çok özür dilerim...
Bu şehirden her gidişinde şehri sanki ben uğurluyorum. Sen benden gideli çok oldu ama ben sana halen el sallıyorum…
Vurup da öldürmeyen, seni en çok güçlendirendir.
Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa, orada güneş batıyor demektir!

Bacha

WebServis

İnternet